11 kişi kendisini tutuyor, 6 arkadaşı var.
Gölgelere dokunup, ışığı ortaya çıkarırım,
Işığa dönüşen karanlık benim
Gerçeğe dönüşen karanlık da,
Gerçeğe giden "yol"a dönüşen de...
Tutanlar nereden tutuyor merak ediyorum...
İlla birileri böyle kötü bir espri yapmıştır bir ara ama... ne yaparsın, merak işte...
Algılamakta olduğumuz ve bizim algısal deneyimimizin sebebi olduğunu varsaydığımız dünya aslında kendini bu belirgin imgeye uyduruyor. Kendileri de belirli özellikler bütünü olan nesneler bireysel olarak, bu algısal görünümle uyum içinde bir varoluş felsefesi geliştirerek dünyanın temel bileşenleri haline geliyorlar. Belirsizlikler sadece algısaldır. Var olan her nitelik için, çok yüksek sayıda benzer nitelikler uzay ve zaman içinde yayılırlar; böylece bizde yinelenen kimlikler izlenimi bırakırlar. Ayrıca birçok fiziksel nesne, ortak ve kesin nitelik kümeleri oluşturuyormuş gibi görünürken, farklı doğal türlere aitlermiş gibi de görünürler.
Doğal türlerin var oluşunun nedeni, basit niteliklerin ardında, karmaşık olan niteliklerin de bulunuyor olmasıdır. Böylece, karmaşık olan nitelikler arasında da bir benzeşme durumu ortaya çıkarılabilir.
Acaba kaçınız herhangi bir şeydeki sayısız olasılıkların farkındasınız, özellikle zaman ve uzay içindeki bu yaşam tarzındaki… ve zihindeki?
Ben SU’yum... bana bakanı çeşitli şekillerde kendine yansıtırım... Bazen hayat veririm, bazen yıkıp geçerim. Çatlaklardan sızmak ve en derinlere kadar inmek isterim. Yol bulup akmak isterim. Bulanmadan, donmadan çağıl çağıl akmak isterim. Geçtiğim her yerden özüme bir şeyler alırım. Bunlarla yaptığım sentezi sonraki noktalara kadar götürürüm.
Yüzeyimin üstü vardır herkesin gördüğü, yüzeyimin altı vardır sadece “özel” kişilerin gördüğü. Çok derin okyanuslar oluştururum. Her şeyi buralarda saklarım. Neyin nerede olduğunu bir ben bilirim. Birikimi ve donanımı yeterli olanlar inebildikleri derinliklere kadar ne varsa görürler. O noktalarda yargılamaya kalkanlar olursa, oracıkta boğarım.
Almak, öğrenmek isteyen olursa onları sarıp sarmalar, rahatlatırım. Bazen buharlaşırım, sonra sağanak olur yağarım. Her şey vardır içimde, her şeyle karışır başka bir bütün oluştururum. Dalgalanırım, durulurum. Su gibi sabırlıyımdır. Kayaları yontarım sabırla dalgalar vurarak üstlerine. Bazen yıkar geçerim ya, bazen de yıkayıp temizlerim.
üyesi olduğu bir topluluk yok